|
Ağalık.. Tarikatlar.. Demokrasi.. Emperyalizm..
ALPASLAN BERKTAY
Emperyalizmin bir oyunu özelleştirme ise, öbürü de ''Amerikan demokrasisi'' .. Bu, egemen gücün oyunu.. Bağımsızlık, özgürlük olmadan hangi demokrasi? ABD avucundaki demokrasi Afganistan'daki, Irak'taki demokrasidir?
Devrimsiz demokrasi, karşı-devrimdir; ABD emperyalizminin dünyada estirdiği ''Amerikan demokrasisi'' de budur.
Güneydoğu'da bir oyun oynanıyor. Nevruz şenliklerinin ardından terör örgütü PKK Türk askerlerini şehit ediyor. Asker de karşılık verince, DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk ancak o zaman ortaya çıkıp demokrasi istiyor! Türk aşiretinin reisi ne tür bir demokrasi istiyor?
Van'ın büyük toprak ağası, 200-250 köy sahibi Kinyas Kartal 'ın Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü ilk müdürü ve TÖS Yönetim Kurulu üyesi Hürrem Arman 'a anlattıkları ve kendisinden dinledikilerim:
...Yıl 1950.. Yeni iktidara hazırlanan en üst düzeydeki 2 kişi ( Bayar ve Menderes ) ile konuştum. ''Size şu kadar bin oy.. Bir şartla: Bu Köy Enstitülerini kapatacaksınız. Tamam, dediler.''
Siverek'in 10 bin silahlıağası Sedat Bucak , Çapa Hastanesi'nde yattığında ise, yemeğinden -zehirli mi, değil mi diye- önce o adamları tadıyor. Kobay mı bunlar?
Şu kadar bin oy.. Şu kadar bin baş.. Koyun pazarlığı mı?
Güneydoğu milletvekillerinden kaç tanesi ağa değildir?
AKP kabinesinde de kaç bakan tarikatçı değildir? Bu konuda Başbakan'a sözlü soru verilemez mi?
Ortaçağ artığı ağalar, tarikatlar ile altı kaval üstü şişhane hangi demokrasi? Bu ortaçağ artıkları temizlenmeden, ancak ''Amerikan demokrasisi'' olabilir! Çünkü gericiliğin de, bölücülüğün de arkasındaki, aynı emperyalizmdir!
Köylü uyanmamalı! Toprak ağada kalmalı! Ancak o zaman demokrasi, o zaman özgürlük olabilir! Onun için gericilik! Onun için bölücülük! Onun için gündem değiştirilmeli!
''Sorun insan hakları değil, Kürt sorunu'' diyor Leyla Zana da.. Nevruz'da getiremedikleri Barzani 'ye, Talabani 'ye gidiyor. Hangi sıfatla? Barzani de bir aşiret reisi, ama Bush kendisini ''Başkan!'' diye ağırlıyor. Türkiye'nin bunca belediye başkanı arasında, AP, AB, Diyarbakır Belediye Başkanı'nı davet ediyor; hangi sıfatıyla? AB'den gelen de, en basit nezaket kuralı gereği Ankara'ya uğramadan doğruca Diyarbakır'a.. Haritalarında ayrı bir ''Kürdistan'' .. İkili kimlik, iki başlı bir Türkiye'nin içeriden ve dışarıdan yaratılmaya çalışıldığı bir ''demokrasi'' işletilmeye çalışılıyor. İkili kimliğin arkası ise -perşembenin gelişi çarşambadan belli- apaçık; yuvarlanan taş yosun tutmaz.
Van'daki 100. Yıl Üniversitesi'ni medreseye çevirmeye kalkanlar, rektörünü haksız yere aylarca tutuklayıp genel sekreter yardımcısının intiharına yol açanlar, ''tecahül-ü arifane'' den gelip ''İrticayı gösterin, nerede?'' diyen bugünkü bilim düşmanı iktidar sahipleridir.
Güneydoğu'da doğru, sağlıklı sentezi kuran ise, Belediye Başkanı değil, ''Ağalık zulmüne son! Yaşasın Cumhuriyet!'' pankartlarıyla, bir ellerinde Türk bayrağı, öbüründe Atatürk posteri, Taksim Alanı'na yürüyen, Bismil'in topraksız Sinan, Cumhuriyet köylüleridir. Çünkü ağa onların topraklarını alıp köleleştirmiş, Atatürk ise ''Bu memleketin hakiki efendisi!'' demiştir. Onun gösterdiği yolda da o köylüyü efendi yapacak Köy Enstitüleri açılmıştır. Atatürk'ü bir türlü sindirememeli, bundan! 50 yıl önce o enstitüleri kapatmasalardı, bugün Güneydoğu'da ne ağalık kalırdı, ne de onun yarattığı gericilik ve bölücülük...
Emperyalizm de, ABD'siyle, AB'siyle, Güneydoğu'da böyle at koşturamazdı.
Ortaçağ artığı ağalık ve tarikatların kökü kazınmadan gerçek bir demokrasiden söz edilemez!
home page, ana sayfa,páginas prinsipal, Seiten prinsipal
TÜRKCE ANA SAYFAYA DÖN
|